Anasayfa / Haber Arşivi / ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM PARTİSİ 24 HAZİRAN SEÇİM BİLDİRGESİ

ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM PARTİSİ 24 HAZİRAN SEÇİM BİLDİRGESİ

İŞÇİLER-YOKSULLAR-İŞSİZLER-KADINLAR-GENÇLER-KÜRDİSTAN HALKI,

ÖSP, Sizleri, bugününüz ve geleceğiniz için ve elbette ülkenizin özgürlüğü için, 24 Haziran seçimlerinde halkımızın, halklarımızın adaylarına destek olmaya çağırır.

ÖSP; halkımızın evlerini tanklarla, panzerlerle başlarına yıkan siyasetin sahibi olan AKP hükümetine “TAMAM” dur demek için 24 Haziran’da sizleri sandığa gitmeye ve sandıklarda oylarınıza sahip çıkmaya çağırır.

ÖSP; halkımızın demokratik iradesini yok sayarak seçilmiş belediye başkanları ile milletvekillerini görevden alan, hapse atan iktidardan, demokratik yollardan hesap sorma günü olan 24 Haziran’da HDP’yi desteklemeye çağırır.

*Kürt meselesinin demokratik çözümü için;

Kürt meselesinin demokratik çözümü için, tanklarla baskılanan sivil demokratik hareketin yeniden dirilmesi için 24 Haziran iyi bir fırsattır! Bu fırsatı halkımızın lehine çevirebilmek için ev ev, sokak sokak, mahalle mahalle sesimizi, çağrılarımızı taşıyalım.

*Ülkemizde derinleştirilen asimilasyona “dur” demek için;

Şoven rejimin sosyal soykırıma dönüştürdüğü asimilasyona “hayır” demek için; halkımızın ve ezilen halkların en yaşamsal kültürel-siyasal talebi olan Anadilde eğitim için; Kürtçenin ilkokuldan üniversiteye her kademede anadilde eğitim-öğretim dili olması için 24 Haziran’da HDP’ye ve Selahattin Demirtaş’a oyumuzla destek olalım!

*Kadının ekonomik-sosyal-siyasal-kültürel yaşamın her alanında erkek ile eşit haklara ulaşması için;

Siyasal, ekonomik, sosyal yönetimin her kademesinde kadına eşit temsil hakkı için; anne kadının çalışma koşullarının iyileştirilmesi için; kadın cinayetlerinin durdurulması ve cinayeti işleyen erkeğe “iyi hal” ve “tahrik” indirimi gibi erkek egemen uygulamalara son verecek hukuki düzenlemeler için… oylar HDP’ye!

*Eğitim sisteminin şovenizmden arındırılması ve gençliğin özgür geleceği için;

Yaz-boz tahtasına dönüştürülen eğitim-öğretim sisteminin demokratikleştirilerek şoven milliyetçi içerikten arındırılması; ilkokuldan üniversiteye kadar herkese parasız eğitim hakkının yasallaştırılması için Cumhur İttifakı’na “hayır” diyelim.

*Tüm inançların kendini özgürce ifade hakkı için;

Farklı inançların özgürce ve birlikte kardeşçe yaşayabilmesi için, Türkiye ve Kürdistan’ı halklar için inançlar hapishanesine dönüştüren tek tipleştirici iktidara 24 Haziranda “TAMAM”, êdî bese diyelim!

*Halklar, emekçiler ekonomik krizin sonuçlarına katlanmak zorunda değil!

AKP hükümetinin “ekonomide yüzde 11 büyüyerek dünyada rekor kırdık” demesi yalan çünkü mutfak-pazarda yangın var! Çünkü halklarımız, sömürülen emekçiler; mutfak-çarşı-pazarda ekonomik büyümeyi değil küçülmeyi yaşıyor! Çünkü “rekor büyüme” iddialarını; açlık, yoksulluk, işsizlik ile paralel büyüyen hırsızlık-intihar, iflaslar da yalanlıyor! Başta akaryakıta olmak üzere günlük yapılan zam yağmuru, hükümetin “%11 büyüdük” propagandasını yalanlayan diğer bir gerçek! Bütün bu yalanlara 24 Haziran’da cevap verelim!

*İşçilere güvenli çalışma ve sendika hakkı için;

Kapitalizmde işçi sınıfının kitlesel büyümesine, kitlesel sefalet eşlik ediyor ki bunun tipik kenti Antep’tir. Dörtyüz bin civarında işçinin çalıştığı Antep’te işçi sınıfının durumu 200 yıl öncesinin ağır koşullarını yansıtır.

Kapitalizm;

İki yüzyıl önce de kadın ve çocukları ucuz iş gücü olarak çalıştırıyordu, bugün de!

İki yüzyıl önce de işçi kadınlara, patron ve ustabaşları taciz, sarkıntılık ediyordu, bugün de!

İki yüzyıl önce de sendika üyesi olmak, sendika kurmak işçiler için işten atılma gerekçesiydi, bugün de!

İşçilere dayatılan, patrona yaltaklık, ajanlık ve benzeri şeyler dün de vardı, bugün de bunu besleyen koşullar işverenler ve hükümet tarafından sürdürülüyor!

İki yüzyıl önce de patronlar, iş gücüne ihtiyacı olmazsa, işçilere “çalışarak yaşamayı” yani ücretli bir işe sahip olmasını bile çok görüyordu, bugün de! Hatta bugün üretimde sağlanan teknolojik gelişmelerle işçi emeğine daha az ihtiyaç duyulması nedeniyle yapısal işsizlik daha da büyümüş, büyütülmüştür. Öyle ki tüketici kitle olarak ihtiyaç duymasa, işçi gittikçe patron için “gereksiz bir varlık” haline gelecektir!

*Sosyal yara olan işsizlik sorununun çözümü için özgürlük ve demokrasi bloğunu, HDP’yi destekleyin.

Sokağın görünen sosyal yarası işsizliğin ne boyutta olduğunu kavramak için, devletin resmi istatistik verilerine ihtiyaç yok. Zira Diyarbakır-Antep-Van… gibi kent merkezlerini, özellikle yoksul mahalleleri, kahveleri dolaşan birisi her adımda işsizler ordusuyla yüzleşir. Diyarbakır-Urfa-Van’da… sokakta yüzleştiğin insana, “işsizlik hakkında ne söylemek istersiniz” diye sorduğunda alacağın yanıt, “valla hemen herkes işsizdir. Ben desem %30, sen deki %50 halk işsizdir” demesi şaşırtıcı olmaz.

*Çocuklarımızın yeri merdiven altı çalışma alanları değil okul ve spor alanlarıdır!

Yoksulluğun diğer sosyal yüzü çocuk işçi ve satıcılardır ki 16 yıllık AKP iktidarında çocuk işçiler oranı büyüdü! Her cadde de adım başı karşılaşılan mendil, su, sakız satan, tartı aleti ile dolaşan, elinde bir çift terlik ile “abê, xalo boyisan” diye seslenip çaresiz bakışlarla “ne olur bir selpak mendil satın al” dedirten ve yaşları 10 hatta 6’ya, 4’de kadar inen küçücük çocuklarımız kentlerimizin bir başka sosyal yarası! Çocuklarımızın özgür ve güvenli geleceği için Cumhur İttifakına “TAMAM”, êdî bese diyelim!

*LGBTİ’lere özgür yaşam hakkı için;

Cinsel yöneliminden dolayı insanların aşağılanmadığı, nefret suçlarının işlenmediği; eşcinsel bireylerin ölüm tehlikesiyle yaşamadığı, işsizlikle sınanmadığı, kimliğini saklama gereği duymadığı, LGBTİ’lerin toplumsal haklarının tanındığı bir yaşam kurabilmek için HDP’ye oy verelim!

*Engelli ve yaşlılara yaşamı kolaylaştırmak için

Engellilere insanca yaşamaları için sosyal güvence hakkının sağlanması ve sosyal güvenceden yoksun yaşlıların güvenceye alınmaları için HDP’ye omuz verilim.

*Temel hak ve özgürlükler için

Bütün ekonomik, sosyal, siyasal sorunları ağırlaştıran savaşa “dur” demek; halklara nefes aldırtmayan OHAL’e son vermek; basın üzerindeki iktidar baskısına son vermek için; Erdoğan ve AKP’nin fermanı haline gelen, insanlarımızı işinden, ekmeğinden eden aklı sıra açlıkla terbiye ederek siyasi irademizi teslim edeceğimizi düşünen KHK’lara son verilmesi için; atılan işçi, memur ve akademisyenlerin işlerine geri dönebilmesi için 24 Haziran’da HDP’ye oy verelim!

*Kent-çevre-doğanın korunması için;

Ülkeyi baştanbaşa beton blokla döşemeyi kalkınma sanan; yükselen beton bloklarla kentlerimizi açık cezaevlerine dönüştüren; yol ve köprü yapmayı üretim diye yutturmaya çalışan; Sur’da yıkımı fütursuzca sürdüren, tarihi mirasımız Hasankeyf’i sular altına gömmede ısrarlı davranan ve Dersim’in ekolojisini barajlarla bozan, bunlarla da çevre ve doğaya büyük zararlar veren iktidara “dur” demek için 24 Haziran’da sandık başına giderek HDP ve Demirtaş’ı destekleyelim!

24 Haziran baskın seçimlerinde sandığa gidelim. Baskı-hile ve engellere rağmen irademizi sonuçlara güçlü bir şekilde yansıtarak Cumhur İttifakının özelde de Erdoğan’ın hesaplarını bozalım!

O halde haydi hep beraber başarabiliriz!

Özgürlük ve Sosyalizm Partisi

Bildirgenin görselleri için buraya tıklayınız

****

Partimiz ÖSP; 24 Haziran seçimlerinde halkımızı/halklarımızı, aşağıda yer alan Kürdistani Deklarasyon doğrultusunda ve yaşamsal ekonomik-sosyal-siyasal hedefleri yaşama geçirmek için HDP ve Selahattin Demirtaş’ı desteklemeye çağırıyor!

KÜRDİSTAN DEMOKRATİK SEÇİM İTTİFAKI DEKLERASYONU*

Bizler aşağıda imzası olan parti ve hareketler 24 Haziran 2018 günü yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento seçimlerinde birlikte hareket etmeye ve çalışmaya karar verdik.

‘Kürdistan Demokratik Seçim İttifakı’ Kürtler ve Kürdistan halkları açısından son derece haklı ve meşru bir ittifak olup, Türkiye halkları için de son derece önemlidir. Ortadoğu, Kürdistan ve Türkiye’de olağan üstü bir dönemin yaşandığı hepimizin bilgisi dâhilindedir. Bu olağan üstü durumlara karşı olağan üstü tutumlar içerisine girilmesini gerektiğinin de bilinciyle, bu seçimlerde birlikte hareket etmeyi temel görevlerimizden biri olarak görüyoruz.

24 Haziran’da yapılacak olan seçimlerde Türkiye siyasetinin bir bütün olarak Kürtleri ve onların siyasi iradelerini yok sayan bir pratik sürecini hep birlikte yaşamaktayız. Kurulan her iki seçim ittifakının da Kürtlersiz bir siyaseti benimsedikleri aşikârdır. Kürt siyasetine düşen en önemli sorumluluk da birlikte hareket etmektir. Bu birliktelik belki bugün bir seçim ittifakı olarak kendisini dayatmıştır. Ancak bunun Kürtler ve tüm toplumsal kesimler üzerinde yürütülmekte olan anti demokratik uygulamalara karşı seçim sonrası süreçte de devam edecek bir ittifak olması gerektiğinin bilinciyle hareket etmekteyiz. Bugün aramızda olmayanlara da bir karşıtlığımız söz konusu değildir. İttifak ve destek çağrımız, birlik çerçevesinde tüm halkımızadır. Kendi özgücümüze dayanarak oluşturulan bu ittifakla Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde anahtar güç olmayı hedefliyoruz.

Buna göre ittifakımız aşağıdaki temel prensiplerde mutabık kalmıştır:

– Kürtlerin bir millet olmaktan kaynaklanan temel hak ve özgürlüklerinin temini ve tesis edilmesi konusunda öncelikli politika ve söylem üretmekte kararlıdır. Bu amaçla, Kürdistan’a siyasi statü, anadilde eğitim, Kürtçenin resmi dil olması ve Kürt kimliğinin anayasal güvence altına alınmasını en temel talebi olarak belirtir. Milli sembol ve değerlere saygıyı esas alır.

– Kürdistan’da yaşayan Kürt, Ermeni, Asuri-Süryani, Arap, Mıhellemi, Azeri ve Türkmen gibi birçok halk ile Alevi-Sünni, Hıristiyan, Musevi, Ezidi gibi din ve inanç grupları devletin baskıcı politikaları nedeniyle geçmişte büyük zorluklar yaşadılar. Geçmişte yaşanılan tüm bu zorluklarla yüzleşilerek, eşit, özgür ve demokratik bir yaşam kurmak gerektiğine inanır, bunun için mücadele eder.

– Tarihsel süreç içerisinde Kürdistan’da yaşanılan tüm mağduriyetleri ortak kader ve elde edilen tüm kazanımları Kürdistan halkının ortak sevinci olarak kabul eder.

– Hasta tutsaklar başta olmak üzere tüm siyasi tutsakların koşulsuz serbest bırakılmasını, faili meçhullerin aydınlatılması, toplu mezarların ortaya çıkarılması ve toplumsal tüm mağduriyetlerin giderilmesine dönük devleti, sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.

– Savaşa, askeri operasyonlara, şiddete, OHAL’e karşı çıkarak, Kürt ve Kürdistan sorununun barışçıl çözümü için tüm tarafların muhatap olarak alındığı bir diyalog sürecinden yana olduğunu beyan eder.

– Başta Kürtler olmak üzere, tüm halkların etnik, milli şahsiyetlerini yok sayan, rencide eden ‘Milletvekilliği Yemini’nin tüm halkların ve kesimlerin varlığını ve iradelerini yansıtacak bir şekilde yeniden düzenlenmesini savunur, bu uğurda mücadele eder.”

 

*NOT: Bu deklarasyon üzerinde partilerimiz Kürdistani Seçim Bloğu deklarasyonu olarak hem fikir oldular. Ancak kimi nedenlerle metin resmi olarak imzalanamadı. ÖSP, bu deklarasyonu esas alarak HDP ve Selahattin Demirtaş’ı desteklediğinden dolayı Deklarasyonu kamuoyuna yayınlıyoruz.  

 

 

Bu habere de bakabilirsiniz.

SOMA MADEN İŞÇİLERİNİ UNUTMAYACAĞIZ!

301 Soma maden kömürü ocağının iş cinayetinde yaşamını yitiren 301 işçiyi saygıyla anıyoruz, onlar her …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir