Anasayfa / Haber Arşivi / KÜRDİSTAN DEVRİMCİ SOSYALİST KAMUOYUNA!

KÜRDİSTAN DEVRİMCİ SOSYALİST KAMUOYUNA!

Tevgere Vejîn Kurdîstanê adı altıda bir süreden beri çalışmalarını sürdüren genç komünist yoldaşlarla bir yıla yakındır süren görüşme ve birleşme çalışmamız nihayet sonuçlandı. Genç yoldaşlarımızın bundan böyle ÖSP çatısı altında faaliyetlerini sürdürmeleri üzerinde kendileriyle görüş birliğine vardık.

KÜRDİSTAN DEVRİMCİ SOSYALİST KAMUOYUNA!

Özgürlük ve Sosyalizm Partisi;

Ülkedeki tüm Komünist ve Sosyalistleri; ortak vatan Kürdistan’da, güçlü bir ülke komünist partisini yaratmak hedefinde birleşme, ortaklaşma yönündeki çalışmasını kurulduğundan beri sürdürmektedir. Somutta:

A – Ortadoğu ve Kürdistan ’da geçtiğimiz bu tarihi evrede “halkların ve komünistlerin müdahalesini güçlendirmeliyiz” diyenlerle;

B- Sömürgeci rejime karşı, halkımızın/halklarımızın ulusal özgürlük mücadelesini veren ve çözümü Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkının hayata geçirilmesinde görenlerle;

C – Kürdistan’da geliştirilen vahşi kapitalizme karşı “emeğin ve sosyalizmin gücünü yaratalım” diyenlerle;

D -Kürt, Ermeni, Süryani, Azeri, Arap, Türk gibi farklı halkların ve inançların yaşadığı “Kürdistan’ı, halkların ve inançların özgürce yaşadığı bir ülke haline getirelim” diyenlerle;

E – Saflarında iç demokrasiyi güçlü işletmekle, Kürdistan toplum ve siyasetinde de iç demokrasi çıtasını yükseltmeye katkıda bulunacak ülke komünist partisi arayışında olanlarla;

F – Kürdistan’da komünist parti seçeneğini güçlü seçenek haline getirerek iç siyasette denge oluşturmayı amaçlayanlarla;

G – Kürdistan’dan evrensele bakan ve kendini dünya komünist hareketinin bir parçası olarak görenlerle;

H – Marksizm-Leninizm içi ideolojik farklılıkları barındıran komünist, devrimci değer ve birikime sahip çıkan fakat geçmişi aynen tekrarlamadan kendisi olmayı hedefleyenlerle… ülke komünist partisinde ORTAKLAŞMA çalışmamız yeni gelişmelerle devam etmektedir.

 

II – Tevgere Vejîn Kurdistanê adı altıda bir süreden beri çalışmalarını sürdüren genç komünist yoldaşlarla bir yıla yakındır süren görüşme ve birleşme çalışmamız nihayet sonuçlandı. Genç yoldaşlarımızın bundan böyle ÖSP çatısı altında faaliyetlerini sürdürmeleri üzerinde kendileriyle görüş birliğine vardık. Genç yoldaşlar ayrıca kendileri, ÖSP’ye katılmanın gerekçelerini “Sevgili yoldaşlar, değerli dostlar, TVK kadroları, sempatizanları”; başlığı altında kaleme aldıkları yazılı açıklama ile açıklıyorlar ki bu açıklamada yoldaşların belirtiklerini önemli buluyor ve önemsiyoruz. Genç yoldaşların,  gerek yüz yüze görüşmemizde gerekse yazılı belgelerinde belirttikleri; “bu birlik dinamizm ile istikrarın birliğidir” tespit ve yaklaşımlarını ise özellikle önemsiyoruz.

Kürdistan’da, ülke komünist partisini yaratma hedefiyle, içimizdeki ve dışımızdaki tüm komünist/sosyalist birey ve grupları; bağımsızlık-federasyon, program, tüzük ve partide isim değişikliğini içerecek tartışmaya dinamik olarak katılmaya, grupları aşan bir birliktelikte ortaklaşma çağrımızı artık genç yoldaşlarla birlikte daha güçlü sürdüreceğiz. Bu açıdan genç yoldaşlarımızın; “Aldığımız kararın sonucu olarak bundan sonraki politik faaliyetimizi grup olarak katıldığımız ÖSP içerisinde yürüteceğimizi, Komünistlerin birliği yönünde çalışmalarımıza hız vereceğimizi, Komünist hareketin üzerindeki ölü toprağını atabilmek için daha fazla çalışacağımızı, tarih sahnesine güçlü bir şekilde çıkacağımızı, sözümüzle birlikte eylemimizi yaratacağımızı ilan ediyoruz” çağrılarının karşılık bulması için birlikte aynı parti saflarında mücadele edeceğiz.

Genç yoldaşlar, kendi partinize, hepimizin partisi ÖSP’ye hoş geldiniz!

ÖSP’yi, Kürdistan Komünist Partisi’ne dönüştürme hedefinde birlikte kararlı yürüyeceğiz.

Yeni birliklere hem teorik hem de pratik olarak daha güçlü çağrılar çıkartacağız.

Ekim 2017

Özgürlük ve Sosyalizm Partisi  

***

Sevgili yoldaşlar, değerli dostlar, TVK kadroları, sempatizanları;

Somut durumun somut tahlili; politik arenada var olmanın veya yok olmanın temel ölçütüdür. Günün ihtiyaçlarına cevap veremeyenler, dönemin gereklerini kavrayamayanlar tarihin çöp sepetinde kendilerini bulurlar. Politika tek başına iyi niyetlerle, felsefeci ağzıyla saf teorik lafazanlıkla yapılan bir şey değildir, politika reeldir, gerçeği söylemekle yetinmeyip gerçeği örgütleyebilecek yeteneğe, devrimci  bir akla sahip olmaktır.

Yaklaşık bir yılı aşkın süredir; Kürdistan komünist hareketinin önünün açılabilmesi, Kürdistan’da komünist faaliyetin nasıl oluşturulacağı, komünist kadrolaşma, komünist bir parti-örgüt tartışması içerisinde bulunduk ve gücümüz, imkanlarımız, olanaklarımız doğrultusunda düşüncelerimizi pratikleştirebilme yönünde bir dizi faaliyet yürütmeye çalıştık. Acemilikten profesyonelliğe, dar çevre olmaktan grup olmaya doğru eğilim gösterdik, kendi iç örgütlülüğümüzü sağlayabilme noktasında umut veren adımlar attık. Bunun sonucunda 1 Mayıs ve Newroz’lara katıldık, alana çıkacak güce ulaştık. Etrafımızda toplanan insanlara bir şeyler öğrettiğimiz gibi onlardan öğrenebilmenin yollarını aradık, hem Türkiye’deki Komünist devrimci hareketlerle hem de Kürdistan’da mevcut gücüyle faaliyet yürüten Komünist hareket ve bireylerle (gerçek manada) yoldaşlık ilişkilerimizi geliştirdik.

Gelinen son süreçte; Kürdistan’da partili varlığıyla Komünist mücadele yürütmeye çalışan, tarihsel bir arka plana sahip olan, emektar yoldaşlarımızın içinde yer aldığı ÖSP ile ilişkilerimizi yoğunlaştırdık. Hem TVK’nin hem ÖSP’nin aynı kaygıları taşıdığını, birçok konuda aynı yöne baktığını yürüttüğümüz toplantılarda, tartışmalarda ÖSP ve TVK olarak açığa çıkarmış olduk. Ortak aklın ortak pratikte buluşturulabilmesi ihtiyacı tam da buradan doğmuş oldu. Kürdistan’a dair temel tespitlerimiz doğrultusunda bugünün giderilmesi gereken acil ihtiyacının; Komünistlerin Birliği olduğu sonucuna ulaştık. Komünistlerin birliği meselesi bizim açımızdan ideolojik, politik ve örgütsel bir meseledir. Günümüz Kürdistan koşullarında komünist hareketin yaşadığı tıkanıklığı, sokak ayağında eksik kalışını ancak Komünistlerin mevcut güçleriyle bir araya gelip ortak sorun haline getirip bunu aşabilmenin yollarını tartışarak, tartışmakla kalmayıp eylemini ortaklaştırarak aşabileceğine inanıyoruz. Ucuz sebeplerle ÖSP’den uzak durmayı değil Kürdistan’da Komünist hareketin bu içler acısı durumuna karşı sorumluluk hissettiğimiz için ÖSP içerisinde bir araya gelmeyi tercih ettik. ÖSP’ye katılma kararımız bu perspektifin sonucudur. ÖSP’ye Komünist bir grup olarak katılıyoruz, katılımımız bireylerin tercihi olarak değil katılma konusunda bütün TVK’liler fikir birliği içerisinde olup, çizgimizle, politik perspektiflerimizle; parti içi yoldaşlık hukukuna uygun, demokratik merkeziyetçilik ilkesinin işlerliğine güvenerek bu birleşmeye son halini verdiğimizi açıklıyoruz.

ÖSP’ye Katılma Gerekçelerimiz

Attığımız adımın, aldığımız kararın daha iyi anlaşılabilmesi, gerekçelerimizin kavranabilmesi için aşağıda dört ana başlık altında çok fazla detaya boğmadan özce kendi gerekçelerimizi ana hatlarıyla ifade etmeye çalıştık.

 a) Kürdistan’da Komünistlerin Birliği

Tüm dünyada yaşanan Komünist hareketin parçalılığı, dağınıklığı, pratik mücadeleden kaçış ve kendi başına devrimci olma hali; ülkemiz Kürdistan’da da gruplar, bireyler, çevreler üzerinde yoğun hissedilmektedir. Komünistlerin birliğinin ülkemiz açısından keyfiyet değil bir ihtiyaç tartışması olduğunu düşünüyoruz. Günümüzün ihtiyacının doğru tanımlanması gerektiğini, Komünistlerin birliğinin soyut düzlemde değil somut politik-ideolojik-örgütsel işbirliği içerisinde bir anlamı olabileceğini, birbirimize iyilikler dolu Komünist mesajlar vermeyle sınırlanmış yoldaşlık ilişkisinin eksik bir yaklaşım olduğunu, gerçek manada birliğin ancak yoldaşlık ilişkisinin bir faaliyet etrafında oluşturulabildiğinde anlamlı olacağını ifade ediyoruz. İmza, parti, bayrak tartışması günümüzün ihtiyaçlarını karşılamayan dar grupçu aklın tartışması olabilir. ÖSP’ye katılıyoruz çünkü Komünistlerin birliği tartışmasını örgütlü yürüyen bir parti çalışması içerisinde gerçekleştirmek gerektiğini, esas ilgilenilmesi gereken noktanın ise kimin kime üye olduğu değil birliğin altının doldurulup doldurulamayacağı olması gerektiğine inanıyoruz. ÖSP’ye katılımımız; Komünistlerin birliği tartışmasını dışarıda kalarak değil irade gösterip parti içine girerek hakkıyla yapma çabası olarak anlaşılmalıdır. Komünist hareketin halini, proletaryamızın sınıf mücadelesine bayrak açamayışını, ülkemizde tepinen işgalciliği gördüğümüzde dışarıda kalmak için haklı bir gerekçemiz yok ama parti içine girmek, çabalarımızı ortaklaştırmak için haklı gerekçelerimiz var. Parti içerisinde bir araya gelmek Komünistlerin aynılaşması, aynı şeyleri mutlaka söylemek zorunda olması değildir. İtiraz, eleştiri hakkımız her zaman vardır.  Bugün ÖSP çatısı altında birlik kararı aldık ancak bu kararımız ÖSP içerisinde kendi görüşlerimizi, kendi çizgimizi tartışamayacağımız, bizden önce partinin çizgisini oluşturan gelenek ne söylerse onu mürit gibi kabul edeceğimiz, görüşlerimizin parti içerisinde çoğunluk olabilme hakkına, imkan ve araçlarına sahip olamayacağı anlamına gelmemektedir. Bu birlik Komünistlerin birleşmesi anlamına geldiği gibi Komünistlerin ortak faaliyet, politik perspektif, ideolojik çizgi üzerinde tartışabilmesi anlamına da gelmektedir. TVK olarak savunduğumuz görüşleri, belirlediğimiz temel tezleri bir kenara bırakarak, ÖSP’yle mutlaka uyuşması gereken görüşleri ileri sürmeyeceğiz (ki yoldaşların da bizden beklentisi bu şekilde değildir), yoldaşlık hukuku içerisinde kendi görüşlerimizi parti içinde tartışmaya açabilme hakkına sahip olarak ÖSP’ye katılıyoruz. Bugüne kadar ifade ettiğimiz görüşlerden ne geri adım attık ne de farklı bir şey söylüyoruz, TVK olarak katılıyor yeni süreçte TVK’nin kadrolarının sürdürdüğü siyasal çizgiyi ÖSP içerisinde de bir çizgi olarak, görüşlerin açıklık ilkesiyle ifade edilmesi gerektiğini kabul eden Komünistler olarak bu birliği inşa ediyoruz. ÖSP’li yoldaşlar özellikle Kürdistan’da merkezi bir Komünist parti gerekliliğini, ülke komünist hareketinin dağınıklığını gidermek için bir ihtiyaç olduğunu, partinin bir geleneğin değil ülke komünistlerinin farklı eğilimlerini, farklı çizgilerini parti içi hukuka uygun bir şekilde tartışabileceği bir zemin olarak kabul ediyorlar. Ki Komünistlerin birliği farklılıklarımızın kabulüyle gerçek anlamını bulabilir diğer türlü dogmatik, kalıpçı bir işleyişe sahip olan yöneten-yönetilen ilişkisi oluşur. Öyleyse bu konuda açıklık ilkesini temel alan yoldaşlarımızla birleşmemek için hiçbir gerekçemiz yoktur.

 b) ÖSP’nin Siyaset Tarzı

TVK olarak faaliyete başladığımız süreç içerisinde ÖSP’yi hareket olarak yakından takip etmeye, açıklamalarını, politik perspektifini anlamaya özen gösterdik. Kuzey’de kendini Komünist bir çizgide tarif eden bir partinin olması; kendini komünist olarak tanımlayan bir grup için ilgili olmamız da anlaşılır bir durumdu. ÖSP’de dikkat ettiğimiz nokta birincisi politik-ideolojik ve örgütsel bağımsızlığını korumaya özen göstermesi, ne Güney’e dair politika geliştirirken KDP çizgisine ne de Kuzey’e dair politika geliştirirken PKK çizgisine düşmemesidir. ÖSP’nin özgün politik çizgisi, ulusal hareketlere yaklaşımda izlenilen Komünist yaklaşım, mesafeli duran eğilim bizim açımızdan oldukça değerli bir duruştur. Diğer yandan hem Kuzey hem de Güney için tartışılan meselelerde üslubun devrimci bir içerikte olması, kendi parti varlığını başka bir hareketin karşıtlığı üzerine kurmaması, ucuz siyasete yaslanıp günü kurtarmak derdinde olmayıp tarihsel rolüne uygun bir tarzı tercih etmesi takdir ettiğimiz bir özelliktir. ÖSP’nin Rojava’da ve Güney’de partiler üstü tavrı, Kürt ulusunun tarihsel kazanımlarına odaklı yaklaşması bizi daha fazla bir araya getirmeye çeken güncel bir başka nedendir.

Devrimci üslup, tarihsel role odaklı politika, ulusal hareketlere yedeklenmeme, mütevaziliğinden taviz vermeyen yaklaşım, devrimci aklı elden bırakmayan değerlendirmeler, iğneyle binbir çabayla yürütülen kuyu kazıp yine de başka bir harekete sırtını yaslanmadan Komünistlere yakışır bir tarz, yeniyi arayan çaba; ÖSP ile birleşmemize etki eden ve ÖSP’de bulunan önemsediğimiz özelliklerdir.  Bu çizgi korunmalı ve geliştirilmelidir.

 c) ÖSP’nin Değişime Açık Olması ve Dogmatik Olmaması

ÖSP’ye grup olarak katılma kararımızda belki de en önemli olan ölçütümüz partinin dogmatik olmayıp, tartışma yürütmeye açık bir işleyişe sahip olmasıdır. Partinin bir geleneğe sahip olması iyi bir şeydir ama gelenekçiliğe yaslanarak dogmatikleşmesi Marksist bir partiyi çürümeye götüren kötü bir özelliktir. ÖSP’nin yeniyi arayan bu yeniyi Marksist çizgi üzerinden tanımlayarak post akımların teorik tahribatına düşmeyen yaklaşımı bizim de benimsediğimiz bir çizgidir. Somut durumun somut tahlili, günün ihtiyaçlarına uygun düşen politik yaklaşımlar, taktikte esneklik stratejide netlik hareket noktamızı oluşturan ve ÖSP’yle buluşmamızı sağlayan noktadır. Demokratik Merkeziyetçiliğin parti içinde kavranması ve işletilmesi, bürokratlaşmanın yaşanmamış olması kırk yılı aşkın süredir politik arenada varlığını koruyan bir gelenek için önemli bir özelliktir. ÖSP içerisinde yer alma tartışmasını yaparken; bunları da dikkate alarak, yoldaşlarımızın değişen koşullara uygun bir politik akla sahip olduğunu, dışarıdan katılan bir grubun partinin içinde sınırsız tartışma özgürlüğü eylemde ise birlik noktasından yaklaştıklarını göz önünde bulundurarak bu sonuca vardık.

 d) Komünist Hareketin Önünün Açılması

Kuzey Kürdistan’da ve diğer Kürdistan parçalarında Komünist hareketin güçsüz oluşunu ve var olan güçlerin ise kendi gündemlerini oluşturabilme de eksik kaldığını görüyoruz. Bu özeleştiri tüm Kürdistan Komünistlerinin (parti-grup-çevre-birey) kabul etmesi gereken bir gerçekliktir. Hem ÖSP’nin hem TVK’nin bu birleşimde esas odaklandıkları nokta; Kürdistan üzerinde faaliyet yürüten ya da yürütmek isteyen Komünistlerin üzerinden ölü toprağını atmaktır. TVK ve ÖSP’nin bütünleşme, Komünistlerin birliğini sağlama konusunda attığı adım aynı zamanda proletaryamıza karşı bir özeleştiri borcudur. Bu birlik aynı zamanda diğer Komünist gruplara ve bireylere açık bir şekilde ilan ettiğimiz birleşme çağrısıdır. Ülkemiz proletaryasının içinde bulunduğu durumu, Komünist hareketin dağınıklığını ancak Komünist bir faaliyet etrafında birleşerek, kendi farklılıklarımızı parti içinde parti hukukuna uygun bir zeminde yoldaşça aşabiliriz. Farklılıklarımız, eğilimlerimiz bizim iç tartışmamızdır; sömürgeci burjuvazi halkımıza kan kustururken; ayrışma mazeretleri, sudan bahaneler sıralamaya değil bir araya gelip ülke Komünistlerinin omzuna yüklenmiş olan görevleri üstlenmeye ihtiyacımız var. Proletaryamız hem sınıfsal olarak hem ulusal olarak çifte ezilmişliğin baskısıyla içinde bulunduğu durumdan çıkarılmayı, ulusal meseleye ve tüm toplumsal yaşama bir sınıf olarak kendi öncüsüyle katılmayı beklemektedir. Komünist hareketin önünün açılması ancak var olan Komünist güçlerin ortak paydalarda buluşarak birleşmesiyle gerçekleştirilebilir. Günümüz koşullarında hal böyleyken bir araya gelmekten uzak durmanın hiçbir haklı gerekçesi olamaz.

Sonuç

Birleşme tartışmasını kafa hesabı ile değil nitelikle yaptığımızın, iki farklı oluşumun niteliğini buluşturabilmesini sağlamaya çalıştığımızın anlaşılması gerekiyor. Birleşimimiz; iki oluşumun kadro sayılarının toplamı değil Komünistlerin örgütlü mücadelesinin geliştirilmesinin, proletaryamızın öncüsüyle buluşabilmesinin, devrim mücadelesinin cephesinin genişletilmesinin, güçlü Komünist bir çizginin yaratılabilmesinin ifadesi olacaktır.

Aldığımız kararın sonucu olarak bundan sonraki politik faaliyetimizi grup olarak katıldığımız ÖSP içerisinde yürüteceğimizi, Komünistlerin birliği yönünde çalışmalarımıza hız vereceğimizi, Komünist hareketin üzerindeki ölü toprağını atabilmek için daha fazla çalışacağımızı, tarih sahnesine güçlü bir şekilde çıkacağımızı, sözümüzle birlikte eylemimizi yaratacağımızı ilan ediyoruz.

Tevgere Vejîn Kurdistanê

 

 

 

 

Bu habere de bakabilirsiniz.

DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜNDE ÇOCUK MANZARALARI!

İşçisi-çırağıyla, sokakta mendil-su satanıyla, açık denizlerde boğulanıyla, tacize uğrayanıyla, siyahı-beyazı-sarısıyla… çocuklarımızın 20 Kasım Dünya çocuk …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir